Uzmanlar sinsice ilerleyen prostat kanserine karşı uyardı
Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, özellikle erken evrelerde sinsice ilerleyebiliyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla erkeklerin prostat sağlığı konusunda bilinçlenmesi ve gerekli kontrolleri ihmal etmemesi açısından önemli konulara değindi.
Kaya, “Prostat kanserinde en önemli noktalardan biri, hastalığın erken dönemde sessiz ilerleyebilmesi olduğundan dolayı, şikayetlerin ortaya çıkmasını beklemeden, yaşınız ve kişisel risk faktörleriniz doğrultusunda doktorunuzla prostat kanseri taraması hakkında konuşmanız büyük önem taşır.” dedi.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kaya, prostat kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 kritik bilgiyi paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu:
Prostat kanseri belirti vermeyebilir!
"Prostat kanseri erken dönemde hiçbir yakınmaya neden olmayabilir. Sık idrara çıkma, özellikle geceleri idrara kalkma, idrar yapmaya başlamada zorlanma, idrar akımının zayıflaması veya kesintili olması, idrar yaparken yanma ya da kan görülmesi, ağrı veya rahatsızlık gibi şikayetlerden biri veya birkaçı varsa mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır. Belirti olmaması prostat kanseri olmadığı anlamına gelmez. Erken tanı kritik önem taşıdığından dolayı hiçbir şikayetiniz olmasa bile yaşınız ve kişisel risk faktörleriniz doğrultusunda mutlaka düzenli muayene olmanızda büyük fayda bulunmaktadır.
PSA yüksekse her zaman kanser anlamına gelmez
PSA değeri prostat kanseri açısından önemli bir belirteçtir; ancak tek başına kanser tanısı koydurmaz. PSA düzeyi prostatın iyi huylu büyümesi, prostat iltihabı ve başka nedenlerle de yükselebilir. Benzer şekilde, düşük PSA değeri de prostat kanserini kesin olarak dışlamaz. Bu nedenle PSA sonucu; hastanın yaşı, aile öyküsü, prostat muayenesi, önceki PSA değerleri ve gerektiğinde MR bulguları ile birlikte değerlendirilmelidir.
Parmakla rektal muayene de önemli!
Prostat kanserinde gerek görüldüğünde farklı değerlendirme yöntemlerinden de yararlanılır. Doktor tarafından yapılan parmakla rektal muayene ile prostatın boyutu, kıvamı ve yüzeyindeki şüpheli değişiklikler değerlendirilebilir. Yine gerek görülen hastalarda prostatın ayrıntılı MR görüntülemesi de tanıya katkı sağlayabilir. PSA, muayene veya görüntüleme sonuçlarında şüpheli bulgular saptanırsa kesin tanı için prostat biyopsisi yapılabilir. Günümüzde uygun hastalarda MR bulguları eşliğinde hedefli biyopsi ve transperineal biyopsi gibi modern yöntemlerden yararlanılmaktadır.
Tedavi kişiye özel planlanmalıdır!
Prostat kanseri tanısı konulduğunda ilk olarak hastalığın evresi ve risk grubu belirlenir. Tedavi planlanırken PSA düzeyi, biyopsi sonucu ve Gleason skoru / Grade Group, kanserin evresi, MR ve diğer görüntüleme bulguları, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile hastanın beklentileri ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilir. Her prostat kanseri aynı değildir. Bu nedenle tedavi kararı her hasta için kişiselleştirilmelidir.
Tedavide yeni nesil teknoloji dönemi!
Cerrahi tedavi gereken hastalarda günümüzde daha küçük kesilerle gerçekleştirilen cerrahi yöntemler önemli bir seçenek haline geldi. Robotik ve laparoskopik cerrahi, prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan modern yöntemlerdir. Bazı hastalarda ise yalnızca kanserli bölgeyi hedefleyen HIFU (ses dalgalarıyla tedavi), kriyoablasyon (dondurarak tedavi) ve IRE (elektrik dalgalarıyla tedavi) gibi fokal tedavilerden yararlanılabilmektedir. Tedavi seçimi hastalığın özelliklerine göre belirlenir."